PKK çocuklara barikat kurduruyor

PKK çocuklara barikat kurduruyor
Nusaybin’in mahallelerinde ortaya çıkan görüntülerde, oyun çağında olan 6 ila 8 yaşındaki küçük çocuklar, YDG-H militanlarının zorlamasıyla kaldırım taşlarını söküyor ve barikat kuruyor.

Terör örgütü PKK’ya yönelik Doğu ve Güneydoğu’da süpürme operasyonları sürerken, örgüt militanları küçük çocukları kullanmaya başladı. Okulları bombalayarak ateşe veren, onlarca çocuğa zulmeden ve öğrencilerin eğitim haklarını gasp eden PKK, şimdi de 6 ila 8 yaşındaki küçük çocukları evlerinden alarak sokakta kullanıyor. Mardin’in Nusaybin ilçesinin mahallelerinde yaşanan skandal olayı, görüntüler ortaya çıkardı. Fotoğraflarda 6 ila 8 yaşındaki küçük çocuklar, kaldırım taşlarını sökerek barikat kuruyor. Küçük çocukları, PKK’nın gençlik yapılanması YDG-H militanlarının evlerden alarak barikat kurmaları için zorladığı öğrenildi.

ÇOCUKLAR DİREKT HEDEF

Örgüt militanlarının karargâh haline getirdikleri hücre evlerinde saklandıkları belirtilirken, küçük çocuklar direkt hedef olarak kullanılıyor. 6 ila 8 yaşlarındaki çocuklar, terör örgütü tarafından canlı kalkan olarak kullanılıyor. Güvenlik güçlerinin titiz operasyonlarında ise PKK en büyük koz olarak yine küçük çocukları ön saflara iterek arkalarına saklanıyor. 9 ila 15 yaş arasında çocuklara ise terör örgütünün silah eğitimi verdiği ifade ediliyor. Çocukların bir kısmının örgüt üyelerinin akrabaları olduğu söylenirken, eylemlere zor kullanılarak çekildiklerini belirtiliyor.

KÜÇÜK YAŞTA SÖMÜRÜ

Örgütün çocuklara yönelik daha öncede sömürü faaliyetleri ortaya çıkmıştı. Teröristlerin, 7 ila 10 yaşındaki çocuklara molotofkokteyli hazırlattıkları ve onları ikna etmek için de para verdikleri belirlenmişti. Küçük çocukların eğitim almasından rahatsız olan PKK, çocuklara zorla hazırlattığı Molotofkokteyli, okullara attırıyordu.

YENİŞAFAK

Suriyeli çocuklar görenleri ağlattı

Suriyeli çocuklar görenleri ağlattı
Azez’deki Babusselam kampındaki sığınmacıların durumu dramın da ötesinde. Poşetlerdeki pilavları yiyen çocukların hali görenleri hüzne boğdu.

ÜSuriye’de rejim güçlerinin Halep’i ablukaya alınmasının ardından Türkiye sınırına akın eden binlerce kişi sınırın karşı tarafında kurulan kamplara yerleştirilirken bir taraftan da açlık tehlikesi ile mücadele ediliyor. Kilis Valisi Süleyman Tapsız da 30-35 bin kişinin Türkiye sınırına geldiğini ve Azez’de kurulan kamplara yerleştirildiğini açıkladı. Tapsız, kamplarda kalan Suriyelilerin her türlü taleplerinin Kilis’ten karşılandığını, şu anda kahvaltı kumanyası ile ilgili ihtiyaç bulunduğunu belirterek hayırseverlere yardım çağrısında bulundu.

BABUSSELAM KAMPI

Hava ve kara saldırılarında evlerini kaybeden Suriyeliler, yağmur çamur demeden Türkiye’ye doğru yola koyuldu. Rus ve rejime bağlı savaş uçaklarının havadan, karadan da rejimin yanı sıra, Suriye ordusu, İran askerlerinden oluşan birliklerin saldırılarına maruz kalan binlerce sivil Halep ve Azez bölgesinden Türkiye sınırına doğru umut yolculuğuna çıktı. Yanlarına aldıkları birkaç eşyayla yola çıkan Suriyeliler tehlikeli ve uzun süren göç yolunda kaderleri ile baş başa kaldı.

Ablukaya alınan Halep ve kırsalından kaçan on binlerce aileden Kilis sınırına ulaşmayı başaranlar Suriye tarafındaki Babusselam kampına yerleştiriliyor.

ÇOCUK SAVAŞÇILAR

Suriye İnsan Hakları Gözlem Örgütü’ne göre, savaşın başladığı günden bugüne 250 bin kişi hayatını kaybederken alanda yetişkin savaşçı bulamayan muhalifler artık çocukları silahlandırıyor.

Rejim muhaliflerinden ÖSO bünyesinde savaşan 17 yaşındaki Eyhem Abdullah, 16 yaşındaki Selahattin Cundi ve 24 yaşındaki Hüseyin İbrahim, Milliyet’e “Hepimiz ailesinden en az bir kişiyi savaşa kurban verdi. Ailelerimizde yetişkinler çerez gibi öldü. Bizim ailede son kalanlar bizleriz. Babalarımız öldü, evlerimizde büyük ağabeylerimizde bu savaşta öldü. Şimdi sıra bizde, Esad’a karşı ya namusunuzu koruyacağız ya da öleceğiz.” diyor.

TORUNUYLA KAÇTI

Aile fertlerinden bazılarını savaşta kaybedince kalanların bir çoğunun Türkiye’deki kamplara yerleştiğini anlatan 65 yaşındaki Salih Osman da, 7 aylık torunu Hayriye ile Türkiye’ye geçmek istediğini ancak kapı kapalı olduğu için geçemediğinden dert yanıyor.

Azez’den geldiğini ve orada taş üstünde taş kalmadığını ifade eden Salih Osman “Her gün başımıza bomba yağıyor. Dükkanlar, yardım kuruluşları kapandı. Ben evimi yurdumu çok sevdiğim için babasını savaşta kaybeden yetim torunum Hayriye’yle kalıyordum. Ama artık bu şartlarda orada kalmamız imkansız. Şu meleğin fotoğrafını çekin, Esad görsün, Rusya görsün. Gökten yağdırdıkları bombaların kimleri öldürdüğünü görsün. Torunum ölmesin diye Türkiye’deki kamplara gelmeye razı oldum ama şimdi içeri almıyorlar. İnşallah başımıza bir kötülük gelmeden kamplara geçebiliriz.” diyor.

İKİ BİN TÜRKMEN GÜVEÇÇİ’DE

Esed güçleri ve Rusya’nın Türkmendağı’na düzenlediği saldırılardan kaçıp Hatay’ın Yayladağı sınırına gelen yaklaşık 2 bin Türkmen, Güveççi Mahallesi’ndeki kampa alındı. Yayladağı sınırındaki Arfalı’ya kadar gelerek Türkiye’ye sığınma talebinde bulunan ve Yayladağı’ndaki yakınlarının yanına yerleşen Bayırbucak Türkmenlerinin, afad tarafından sınır bölgesine kurulan çadır kente alınmasına devam ediliyor. Çadır kurma faaliyetlerinin devam ettiği kampta hazır olan çadırlara 600’e yakın aile yerleştirildi.

POŞETTEKİ PİLAVI YEDİLER

Halep’ten iki gün önce yola çıkan aileler kilometrelerce yürüyüp ulaştıkları kampta, yardım kuruluşları tarafından dağıtılan poşetteki yemeği elleri ile yiyor. Türkiye’deki yardım kuruluşları tarafından kampa günlük 50 bin kişiye yemek yardımı yapıldığını belirten AFAD yetkilileri “Bu sadece bizim ulaşıp gıda yardımı yapabildiğimiz ailelerden bazıları. Savaşın yoğun geçtiği bölgelerdeki insanlara da yardım etmenin hesaplarını yapıyoruz” diye konuştu.

BAKAN: TEDBİR ALINDI

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Suriye’den yeni gelecek göç ile ilgili tedbirlerin alındığını belirterek, “Oradan ciddi anlamada yeni bir göç dalgası oldu. Biz sınır kapılarımızda gerekli güvenlik tedbirlerini aldık. Bizim kontrolümüz altında. Hemen sınıra yakın yerlerde kamp bölgeleri oluşturarak gelen Suriyeli kardeşlerimizi orada o bölgelerde çadırlarda konaklatarak gerekli yardımları yapmayı düşünüyoruz. Sınırlarımızdan bir miktar Suriyeli’nin girmesi normal. Bununla ilgili tedbirlerimiz var. İnşallah Suriye’deki Rusya’nın bu yanlış politikası kısa zamanda son bulur. Suriye’deki huzursuzluk sona erer.” dedi.

“70 BİN KİŞİ GELEBİLİR”

Öncüpınar Sınır Kapısı önünde soruları yanıtlayan Kilis Valisi Süleyman Tapsız, evlerini terk eden 10 bin civarında insanın ilk gün sınıra geldiğini son 48 saatte sayının 30-35 bini bulduğunu söyledi. Tapsız, hava saldırılarının devam etmesi halinde en az 70 bin insanın gelebileceğini vurguladı.

Son 3 yıl içinde Öncüpınar Sınır Kapısı’nın karşısındaki Suriye’nin Esselame Sınır Kapısı ve çevresinde sekiz kamp kurulduğunu, son gelişmeler üzerine 9. kampın faaliyete girdiğini belirten Tapsız, böylece çatışmalardan kaçanların kendi ülke topraklarında, Türkiye sınırına yakın noktada kalmalarına olanak sağlandığını dile getirdi

Elektriği kesilene tazminat ödenecek

Elektriği kesilene tazminat ödenecek
Elektriğiniz 12 saatten fazla kesiliyorsa günlük 100 lirayı bulan tazminat alacaksınız. Evdeki cihazlar bozulursa bunu da dağıtım şirketi karşılayacak. Bunun için kesintinin ardından 10 gün içinde müracaat etmeyi unutmayın

Elektriği kesilene günde 100 lira tazminat! Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, mücbir sebepler haricinde elektrik kesintilerinin 12 saatten uzun olması halinde, abonelere tazminat ödenmesi gerektiğini söyledi.

Bildirimli veya bildirimsiz günlük kesinti süresinin 12 saatten uzun olamayacağını dile getiren Yılmaz, ‘Terör, sabotaj, doğal afet, ağır kış koşulları gibi mücbir sebepler haricinde günlük kesinti süresinin 12 saatten uzun olması halinde, elektrik dağıtım şirketleri kesintiden etkilenen abonelere yönetmelikle belirlenen miktardaki tazminat tutarını ödemek zorunda‘ diye konuştu. Elektrikli cihazlarda kesinti nedeniyle meydana gelebilecek hasarların da, dağıtım şebekesinden kaynaklanması durumunda, dağıtım şirketi tarafından karşılanmasının zorunlu olduğunu belirten Yılmaz, bunun için dağıtım şirketine 10 iş günü içerisinde başvurulması gerektiğini hatırlattı.

Yılmaz, kesintilerden dolayı tüketiciye ödenmesi gereken tazminatın tutarı konusunda ise şu bilgileri verdi: ‘Örneğin bir mahalledeki transformatörde 12 saati aşan bir kesinti olması halinde dağıtım şirketinin, mesken abonelerine 50 lira diğer abonelere 100 lira olmak üzere tazminat ödemesi gerekmektedir. Kesinti dolayısıyla tazminat durumu söz konusu olduğunda dağıtım şirketi, aboneyle iletişime geçmek ve takip eden ayda, abonenin tercih edeceği bir şekilde şekliyle, tazminat miktarını ödemek zorundadır.‘ Yılmaz, abonelerin dağıtım şirketlerine başvurarak etkilendikleri kesintinin listesini isteme hakkı bulunduğunu sözlerine ekledi.

Evde elektrikler kesildiğinde eğer cihazlarda bir arıza meydana gelirse dağıtım şirketlerinin bunu da tazmin etme zorunluluğu bulunuyor. Arızanın yaşanmasından sonraki 10 gün içinde müracaat edip parayı alabilirsiniz

HABERTURK

Suriyeliler o illere dağıtılsın

Suriyeliler o illere dağıtılsın
Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ensar Nişancı, Türkiye’nin sığınmacı sorununa yeni bir vizyonla bakılması gerektiğini söyledi. Prof. Nişancı, nüfusun şehirlere orantılı bir şekilde dağıtılmasının artık bir zorunluluk olduğunu belirterek, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa ve İstanbul’daki yoğunluğa karşın, kuzey illerinde sığınmacı nüfusunun yok denecek kadar az olduğunu söyledi.

Türkiye’de yaşayan 2,5 milyona yakın sığınmacı için hem ülkenin iç mekanizmalarını hem de göç edenlerin kültürlerini ve sorunlarını birlikte düşünecek büyük bir akla ihtiyaç olduğunu söyleyen Prof. Nişancı, “Söz gelimi, Türkiye’ye gelen göçmenler içerisinde eğitim çağında olan çocuklar var. Eğitim alamıyorlar. İş beklentisinde olan insanlar var. Bu insanlara bir şekilde iş temininin yapılması gerekiyor. Bu insanları artık ne kadar konteynırlarda tutabilirsiniz? AFAD’ın yapmış olduğu o çadırkentlerde ne kadar muhafaza edebilirsiniz? Bu nedenle bunlara ilişkin orta vadeli programların yapılması bir aciliyet noktası haline gelmiştir” diye konuştu.

‘KUZEY İLLERİNDE YOK DENECEK KADAR AZ’

Bugüne kadar Türkiye’ye göç eden sığınmacıların, ülkenin belirli yerlerine yoğunlaştığını aktaran Prof. Dr. Nişancı, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa ve İstanbul’da aşırı bir yoğunluk olduğunu, bunun yanında kuzey illerde sığınmacı nüfusunun yok denecek kadar az olduğunu söyledi. Prof. Dr. Nişancı, nüfusun orantılı bir şekilde dağıtılmasının artık elzem bir ihtiyaç olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Nişancı, “Sığınmacıların güvenliğe ilişkin kaygıları ortadan kalktı. Fakat bir süre sonra bu hayat tehlikesini aşan sığınmacılar, artık sosyal haklarına da sahip olmak istiyorlar. Kendilerine bir hayat kurmak istiyorlar. Dolayısıyla sosyal hak talepleri doğmaya başlıyor. Eğitim ihtiyaçlarını karşılamak istiyorlar, istihdam ihtiyaçlarını karşılamak istiyorlar. Siyasal ihtiyaçları belki şu anda erken ama onların da en azından uzun vadede bir sorun olarak karşılarına çıkıp, onları da karşılamak isteyeceklerini düşünmemiz gerekiyor” dedi.

‘KISMİ VATANDAŞLIK İSTİYORLAR’

Prof. Dr. Ensar Nişancı son olarak şunları kaydetti:

“Türkiye’de bir süre kalan sığınmacıların, bir süre sonra Avrupa’ya yöneldiklerini görüyoruz. Avrupa’ya gidişlerindeki temel amaçları, sivil ihtiyaçlarını karşılamak değil. Aksine sosyal ihtiyaçlarını, yani istihdam, eğitim, istikrarlı bir sağlık hizmeti gibi ihtiyaçlarını gidermek istiyorlar. Sosyal olarak tanınmak istiyorlar. En azından kısmi vatandaşlık istiyorlar. Yoksa bunlar için halihazırdaki misafir statüleri artık sıkıcı olmaya başlamıştır. Bu nedenle Türkiye’nin sığınmacı sorununa yeni bir vizyonla, yeni bir gözlükle bakma ihtiyacı ve vakti gelmiştir.”

HÜRRİYET

MEB Şırnaktaki öğretmenleri çağırdı

MEB Şırnaktaki öğretmenleri çağırdı
İdil ilçesinde günlerdir ‘Sokağa çıkma yasağı ilan edilecek’ tartışması sürerken, MEB, ilçede görevli öğretmenlere İstanbul’da düzenlenecek seminere katılma çağrısı yaptı.

Sömestir tatilinin yarın sona ermesinden önce Şırnak’ın İdil İlçesi’nde görevli 1200 öğretmene bakanlıktan SMS yoluyla İstanbul’da düzenlenecek eğitim seminerine katılmaları için çAğrı gönderildi. Öğretmenlerin cep telefonlarından gönderilen SMS çağrısında, “08-12 Şubat 2016 tarihleri arasında İstanbul Ataşehir Zübeyde Hanım Hizmet içi eğitim enstitüsünde düzenlenecek 2016000374 numaralı öğretmenlik uygulamaları seminerine katılmanız önem arz etmektedir. Bilgilerinize” denildi.

İşte o mesaj:

İdil’de görev yapan öğretmenlere bu çağrının gönderilmesi yarından itibaren ilçedeki bazı mahallerde bulunan hendek ve barikatların temizlenmesi için sokağa çıkma yasağı ilan edileceği olarak yorumlandı.

Şırnak’ın Cizre ve Silopi içlerinde 14 Aralık tarihinde başlayan sokağa çıkma yasağı öncesinde de benzer çağrılar gönderilmiş ve öğretmenlerin büyük kısmı iki ilçeden ayrılmışlardı.

VATANDAŞLAR EŞYALARINI DA ALARAK İLÇEDEN AYRILDI

İlçede sokağa çıkma yasağı söylentileri nedeniyle yaklaşık 15 gün önce büyük göç görülürken özellikle öğretmen ile memurlar yanlarına aldıkları eşyalar ile ilçeden ayrılmıştı.

TIR’LARLA SEVKIYAT

İdil’e, bu hafta çok sayıda TIR ile mühimmat, yatak, ranza, jeneratör getirilerek Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu, Çok Programlı Anadolu Lisesi, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi okullarına taşındı. İlçede hendek ve barikatların bulunduğu bölgede bulunan İdil Anadolu Lisesi, Atatürk İlköğretim okulu ve Cumhuriyet İlköğretim okulu geçtiğimiz günlerde yakılarak büyük çapta hasar görmüştü.

İdil ilçesinde Yeni ve Turgut Özal Mahallesi’nde PKK’lı grupların kazdığı hendek ve barikatlar bulurken, diğer 3 mahallesinde ise barikat ve hendek bulunmadığı belirtildi. İlçede barikat ve hendeklerin bulunduğu 2 mahalle sakinlerinin büyük kısmının da evlerine terk ettikleri ifade edildi.

Bakan Fehim Adak hayatını kaybetti

Bakan Fehim Adak hayatını kaybetti
Bir süreden bu yana Ankara Güven Hastanesi’nde tedavi gören ve durumu ağırlaşan, Fehim Adak’ın bugün yaşamını yitirdi. Mardin’de 1931 yılında dünyaya gelen, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ni bitirdikten sonra Mardin İI Bayındırlık Müdürlüğü, DSİ Diyarbakır Bölge Müdürlüğü, DSİ Ankara Murakabe Müşavere Kurulu üyeliği yapan Fehim Adak, TBMM’de 16, 16, 20 ve 21’inci dönem Mardin Milletvekilliği yaptı.

Refahyol Hükümeti döneminde ekonomik politikada uygulanan ‘Havuz sistemini’ uygulamaya koyan isimlerden biri olarak nitelendirilen Fehim Adak’ın cenazesinin bugün ikindide Hacı Bayram Veli Camii’nde kılınacak namazın ardından toprağa verileceği açıklandı.